AKILLI ŞEHİR OLMAK İÇİN NE GEREKİYOR?


Akıllı şehir olabilmek için belediyeler çalışmalara hızlı bir şekilde başladı. Ancak bir şehri akıllı şehir yapan tam olarak nedir? Sensörlerle döşenmiş şebeke ağları, veri merkezleri ve sürücüsüz araçlar mıdır? Bunların belediyecilik ile ilişkisi nedir? Bu yazımızda dijital dönüşümü başarmış ve Amerika’da akıllı şehirler yarışmasında ilk 4’e giren akıllı şehir modellerini inceledik.

Belediyelerin gayesi vatandaşlarını yaşatabileceği en iyi konforu sunmaktır, kaynaklarını akıllıca kullanarak insanların tutkuyla bağlanabileceği bir çevre oluşturabilmektir. Şehirlerin büyümesi ile birlikte bazı yan etkiler de açığa çıkmaktadır. Trafikte geçen saatler, hava kirliliği, temiz su bulamama, çöp ve atık yönetimindeki sıkıntılar, nüfusun taşması ve buna bağlı olarak ta suç oranların artması ve insan güvenliğini tehdit edilmesi açığa çıkıyor.

Güney Kore’nin başkenti Seul 2015 yılında en iyi akıllı şehir seçildi. Trafik sorununu çözmek için akıllı taşıma sistemleri ve akıllı trafik lambaları devreye soktu, güvenlik kameraları ve polis iş birliği ile şehir suç oranını düşürdü, temiz su projesi ile musluktan içilebilir temiz su sağladı, telefonlar için uygulamalar yaptırarak vatandaş ile iletişimini üst düzeyde tuttu ve geri bildirimler ile sürekli kendini geliştirdi, veri madenciliği ile açığa çıkan verileri bilgi işlem merkezlerinde değerlendirerek şehirde sürekli iyileştirmelerde bulundu.

Marka şehir olmak istiyorsanız, bir şehri geliştirmek istiyorsanız neyi nasıl düzelteceğinizi size en güzel veriler söyler. Veriler ile yorum yapabilmek için de sistemlere ihtiyacınız var. Akıllı şehir olmasındaki kilit kelime VERİ’dir, bu veriyi geliştiriciler ile paylaşmalı ki ortaya uygulanabilir sistemler çıksın. Bu doğrultuda Amerika’da Akıllı şehirler yarışmasında ilk 4’e giren şehirlerin modellerini inceleyelim.

Columbus, Ohio

Ohio eyaletine bağlı Columbus şehri 2015 yılında Amerikan Ulaştırma Departmanı tarafından düzenlenen akıllı şehirler yarışmasını kazanan şehirdir. 50 milyon $ ödülün yanında o günden bugüne aldıkları 500 milyon $ destekleri de yatırıma dönüştürmeye devam ediyorlar. Bu da Columbus şehrini akıllı şehirler konusunda en üstte kalmasını sağlıyor.

Şehrin planı çevreye duyarlı, veriler ile donatılmış “modern ulaşım konusunda kendi türünün ilk örneği” olmaktı ve bunu başardılar. Şehrin planları içerisinde internet bağlantı noktaları olarak çalışan trafik ışıkları, acil durumlarda polis, ambulans, itfaiye aracı gibi ilgili araçların trafik sinyalizasyonuna müdahale edebilen, gelişmiş ödeme sistemleri ve akıllı trafik ışıkları vardı.

Dünya’daki tüm şehirlerin bunları taklit edebileceği aşikar, ancak Columbus şehrinin yerel yönetimi bu geçiş dönemine sahip çıktı ve tüm politikasını bunun başarıya ulaşması için odak nokta haline getirdi. Vatandaşlarına tüm süreçleri izah eden atölyeler düzenlendi, tüm vatandaşların dahil olması için uğraşıldı böylece şehrin sinerji ile bu dönüşüme sahip çıkması sağlandı.

Columbus ’un bu dönüşümünde heyecanlı özel sektörün büyük etkisi var, yatırımların yarısına yakını özel sektörler yaptı ancak şehir de onların gelişimine katkıda bulunmak için iş birliğini açıktı ve tüm verileri onlarla paylaşarak çözüm üretmelerine yardımcı oldu ve böylece firmalar da gelişmiş oldu. İşin içine özel sektör, silikon vadisi ve üniversiteleri dahil ederek akıllı şehirleşme konusunda bir ivmelenme yaşandı. Şehir ödülü aldıktan sonra akıllı şehir inovasyon için ilham kaynağı oldu.

Kansas City, Mo.

Kansas City yarışmada ikinci olan şehirdir, bu şehir de akıllı şehircilik konusunda epey yol kat etti. Mayıs ayı içerisinde veri toplama gayretleri için “Edison” ödülünü aldılar. Yayalardan ve araçlardan o kadar çok veri aldılar ki iş dünyası uygulamalarını geliştirebilme imkanı buldu. Şehir içinde Wi-Fi noktaları inşa ederek alanda kim var, gelenler nereden gelmiş, ilk kez mi geliyorlar, kaçıncı kez geliyorlar tüm bu rakamları ölçme imkanı buldular. Tüm bu veriler gerçek zamanlı olarak değerlendirerek anlık olarak trafik ışıkları beklemeyi azaltacak şekilde otomatik ayarlandı, yoğunluk olan yerlere daha fazla polis göndererek potansiyel karmaşıklıklar önlendi ve bölgede iş yapan ticarethaneler için satışlarını arttırmaya yönelik pazarlama stratejileri yapmaları sağlandı.

Veri merkezi gelecekteki Kansas City’nin temel noktası haline geldi, şehir tüm gelecek hizmetlerini bu verilere dayanarak oluşturmaya devam edecek zira geri bildirimler çok başarılı oldu, vatandaşın memnuniyet düzeyi arttı. Belediye başkanın hedefi 5 yıl içerisinde Dünya üzerindeki en akıllı şehir olabilmektir. Başarıya ulaşıp ulaşamayacağını önümüz dönemde göreceğiz ancak yapmış olduğu çalışma ile şehir ile teknoloji firmaları birbirine uyum sağladı ve oyunun kurallarını değiştirmiş oldu.

Pittsburgh, Pa.

Başka bir akıllı şehir lideri olmak isteyen şehir Pittsburgh. Columbus ve Kansas City gibi o da cesur girişiminin merkezine veriyi koyarak başarıya ulaştı. Üniversiteler ile ortaklık anlaşmaları yaparak şehirdeki herkesin erişimine açık veri platformları sundu. Böylece teknoloji firmaları gerçek zamanlı olarak vatandaşlara suç işlenen yerleri, acil durumları, yapı inşa izinlerini ve hatta kar temizleme araçların ne zaman nerede çalışacağının bilgilerini aktarabildi. Açık kaynaklı veri merkezi şehrin analistleri ve strateji ekipleri tarafından yönetilerek herkese vatandaşların hayatına pozitif etkisi olacak şekilde hizmet nasıl üretilir göstermiş oldular. Bir şehrin gelişebilmesi için veri şart, veriyi iyi işleyebilmek de şart.

Üniversite işbirliği ile Pittsburgh üniversitenin uygulama laboratuvarı haline geldi, bu işbirliği için Amerikan Ulaştırma Departmanı 10,9 milyon $ kaynak ayırarak akıllı trafik lambaların gelişmesini sağladı. Yeşil ışık belediyeciliği konsepti ile şehir akıllı şehirler konusunda söz sahibi oldu ve özel şirketlerin inovasyon yapmasını akabinde kanunların inovasyona göre ayarlanması için ön ayak oldu. Bu sebeplerden ötürü UBER, sürücüsüz araç geliştirmeleri için burayı üs olarak seçmiş oldu.

Boston, Mass.

Boston da bir akıllı şehir markası olmayı hedefliyor. Bu şehir de halkın kullanımına açık veri merkezi kurarak şehirdeki elektrik kullanımını, suç raporlarına ve trafik bilgilerine ulaşım imkanı sağladı. Bu açık veri kaynağı aynı zamanda özel sektörün otobüs güzergah uygulamaları, trafik akış geliştirme uygulamaları, mobil bilet edinme uygulamaları, yolcuların uzun kuyruk gibi günlük sorunlarını çözen uygulamaları ile inovasyon yapmasını sağladı.

Bu şehir aynı zamanda birçok şehirde dramatik problem haline gelen park sorununa da el attı. Boş yerleri gösteren, algoritmik hesaplar doğrultusunda talebe göre saatlik ücreti değişen park yerleri ayarlamaları ile şehrin problemlerine çözüm bulmaya çalışıyorlar. Yerel yönetimin bu konuda ki arzusu bu şehri en etkin akıllı şehirlerden biri haline getiriyor.

Ortak Noktaları

Columbus, Kansas City, Pittsburgh ve Boston’un ortak noktaları neydi? Açık kaynak veri merkezleri oluşturarak özel sektörlerin inovasyon yapmasına imkan verdiler. Uygulamalar sayesinde şehir ile vatandaşın iletişim halinde kalmasını ve memnuniyetlerin üst düzey kalmasını sağladılar. Sadece şehir değil Amerikan teknoloji firmaları da güçlendi. Elbette bu firmalar şehirlerimizde hizmet vermeye başlayacaklar ve bizim bütün bilgilerimizi cep telefonlarında olduğu gibi almaya devam edecekler.

“Akıllı şehir olmak için veri gerekiyor, veriyi de teknoloji firmaların işlemesi gerekiyor.”

Endustri40.com Platformunda Yayınlanmıştır.

Previous YAPAY ZEKA, MAKİNE ÖĞRENİMİ VE DERİN ÖĞRENME ARASINDAKİ FARKLAR
Next PAZARLAMADA KULLANILAN YAPAY ZEKA ARAÇLARI