ARABA DA MI ÜRETMEYELİM?


Sanayi devrimi ile üretim liginin yeni sezonu başlıyor, puanlar sıfırlanıyor. Geçen hafta ki yazımda cep telefonu gibi şeyler üretirsek, hala bir önceki sezon ile uğraştığımız anlamına gelir demek istedim. Peki yeni sezonda bizi ne bekliyor?

 Çağımız da teknolojinin hızla ilerlediğinin herkes farkında. 10 yıl önce kullandığımız cep telefonları akıllı değildi, renkli ekranı vardı ama uygulamalar yükleyemiyorduk, yavaş çalışıyorlardı. iPhone 3 piyasadaydı ama asıl farkındalık 2010 yılında iPhone 4 ve Android muadilleri ile oldu.

 2008 yılından 10 yıl önce (1998) ise cep telefonların kimisinde ekran bile yoktu, varsa da bir satırlık siyah beyaz ekran vardı. Telefonlar pahalı da olsa alınabiliyordu. Bir 10 yıl daha (1988) geriye gittiğimizde cep telefonlarını daha çok Amerikan filmlerinde görüyorduk, biz o dönem Almanya’da yaşıyorduk ve bir cep telefonu bir Mercedes parasına denk geliyordu, yine de babam kullanmaktan geri durmamıştı. Son bir 10 yıl daha (1978) geri gittiğimiz de ise acaba evlere manuel telefon bağlattırabilir miyiz derdindeydik.

 Telefon üzerinden verdiğim örnek aslında her şeyi kapsıyor, şu an değişen tek bir şey var, o da 10 yıllık süre muhtemelen 5 yıllara, hatta bir başladı mı 3 yıllara, kadar inecek.

 Geçen hafta cep telefonunu üretmeyelim derken aslında geri kalmayalım demek istedim. Şu an akıllı gözlükler, akıllı saatler ile cep telefonu ihtiyacını ortadan kaldırma derdindeler. Yapay zekaya sahip telefonlara, ürünlere sahip olmamız gerekiyor, akıllı hoparlörler, akıllı televizyonlar da olduğu gibi.

 Arabalar için de aynı şeyler geçerli, biz mevcut araçlara rakip bir platform oluşturacaksak hiç başlamayalım. Ancak yapay zekaya sahip, kendini sürebilen, akıllı şehirler ile irtibatta olan, hatta elektrikli çalışan araçlar üretebiliyorsak o zaman bu yarışta varız demektir. Çünkü yeni bir lig başlıyor ve aslında eşit şartlara sahibiz.

 Cep telefonu ilk çıktığı yıllarda ki üreticiler Avrupa ağırlıklıydılar. Siemens, Nokia, Ericsson, Alcatel firmalarını hepimiz hatırlıyoruz ancak bugün ortada yoklar.Yani yeni bir lig başladığında biz de eskileri yenebilir ve bugünün Xiaomi, Huawei gibi yeni oyunculardan biri olabiliriz.

 Çok katma değeri olmayan, kolay üretebilen ürünleri mi üretmeliyiz? Hele hele kolay üretebilen her şeyi artık robotlar üretecek, ve üstelik üzerine biraz da katma değer serpiştirecekler. Örneğin pizzayı artık robotlar yapacak, pizza ustasına gerek kalmayacak, kişiye özel, sizin sosyal medya hesaplarınızdan ise analiz yapıp nasıl bir pizza seveceğinizi sizden iyi bilecek ve siz sipariş verdiğinizde size özel, size katma değerli bir pizza sunacak.

 Özetlemek gerekirse, bütün ülkelerin tek çaresi kalmıştır. O da üretim, üretim ve üretimdir. Üretimi de sil baştan yapmak zorundayız. İçinde analiz yapacak küçük devreler olmayan, kendi kararını kendi verecek yapay zekalar olmayan hiç bir ürün piyasa da tutulmayacak, bu bir kazak bile olsa, bu bir ayakkabı bile olsa tutulmayacaktır.

 Artık hayal edebileceğimizden çok daha fazla bir dijital dünyaya giriş yapıyoruz. İnsanlar daha çabuk öğreniyor, daha çabuk bilgi eskitiyor, daha çabuk kararlar veriyor. Etkili bir hükümet politikası ile 30 yaş ortalamamız ile dijital dönüşümü başarabilecek güçteyiz.30 yaş hem yeniliklere açık hem de tecrübeli, tam olması gereken bir yaş ortalamasıdır.

 

Previous CEP TELEFONU ÜRETMEYİN
Next İKİNCİ EL ROBOTLAR