DÜŞÜK FİYAT İLE KALKINMA


DÜŞÜK FİYAT İLE KALKINMA

Türkiye artık bir değişim sürecinin içine girmiş durumda. Ekonomik durumumuz ile ilgili taraflı, tarafsız bir sürü yorum var. Kim haklı, neden haklı onu tespit etmemiz belki zor ancak şu konuda artık hem fikiriz ki bu ülke üretim yapması gerekiyor, hem de katma değerli.

Arsa alan kazanıyorken, üretim yapan kazanamıyorsa bu hepimiz için içler acısı bir durumdur.Konut alanlar öncelikli olarak kredi bulabiliyorken üretim yapanlar pahalı krediyi bulmak için bile kılı kırk yarmak zorunda kalıyorlar.

Faiz oranları yüksek olunca, üretici tamamıyla bankalara çalışmaktadır, istediği yeni yatırımlar yapamamaktadır. İstediği yatırımları yapamayınca global rakipleri ile rekabet edememektedir. Üretmiş olduğu ürünleri elden çıkarmak için ise bu sefer ürünün fiyatını dibe çekmektedir. Görünmeyen masraflar ile beraber iyice zor duruma düşmektedir.

Bu açığı gören alıcılar olarak üreticinin üzerine gitmekteyiz. Hepimiz, üreticilerin üzerine giderek daha dip fiyat istemekteyiz. Ancak, sürekli mal satanlardan nasıl daha ucuza alırız diye düşünürsek, kalkınma hayalimizi çöpe atmamız lazım. Böyle bir kalkınma modeli yok.

Örneğin, aslında çok basit bir makine olan asansör sektörü olarak bile katma değerin yurt dışına gitmesine engel olamamaktayız. Bugün asansörlerin %67’sinin kırmızı etiketli olduğu belirtiliyor. Bunu daimi olarak yeşil etikete çevirebilenler ise genelde yabancı firmalar oluyor. Ne acıdır ki, bu yerli üreticilere çare olacak kurumlar ancak etiket yapıştırmakla meşgul.

Yabancı yatırımcıya karşı değilim, elbette o da gelsin, rekabeti arttırsın, kaliteli ürünü göstersin. Ancak o kendi ülkesinde, düşük faizler ile AR-GE yapabilirken, marka değerini yükseltebilirken biz ise fiyat rekabeti ile ayakta durmaya çalışıyoruz.

Sektör ne olursa olsun, açıklanmış ve açıklanacak destekler ile muhakkak hangi ürünü üretiyorsak katma değerli hale getirmemiz gerekiyor. Gerekiyorsa, faiz masraflarını da üzerine koyup pahalıya satmamız gerekiyor. Bir virüs gibi hepimiz birbirimize “düşük fiyata alma” taktiğini empoze etmişiz. Alırken kazanma devri biteli çok oldu. Artık katma değerli ürünler üretme vakti geldi.

Selçuk Bayraktar iki gün önce vermiş olduğu bir röportajda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte birçok şeyin değişeceğine inandıklarını dile getiriyor. 2023’de insansız savaş uçağımızın gökyüzünde olacağını belirten Bayraktar, “Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji ürünleri geliştirmesi tek çıkar yol. Şimdi herkes savunma sanayiindeki atılımın tüm sektörlere rol model olmasını, Milli Teknoloji Hamlesi’nin hayata geçmesini bekliyor” dedi. Umarım büyüklerin bu hareketleri bizlerin yol haritası olur.

Samsun Gazetesi’nde Yayınlanmıştır

Previous İş bilenin, kılıç kuşananın
Next ROBOTLAŞMAK ENDÜSTRİ 4.0‘MI DIR?

No Comment

Leave a reply