TEKNOLOJİK DEĞİŞİM


İlk iPhone 2007 yılında satışa sunuldu. 3.5 inç büyüklüğünde ekrana sahip olan bu telefonu birçoğumuz hatırlamaz, hatta şuan google’da bakanlarınız bile çıkacaktır. iPhone 3GS’i kiminiz hatırlayacaktır ancak akıllı telefonlara asıl sıçrayışı iPhone 4 ile 2010 yılında yaptık.

Peki 2010 yılına kadar kullandığımız telefonları hatırlıyor musunuz, dokunmatik ekrana sahip olmayan son telefonunuz neydi? Kızaklı bir Samsung mu? O dönem Real Madrid futbol takımının göğüs sponsoru olan Siemens Benq markalı , renkli ekranlı telefonlarınız mı, yoksa ortalığı kasıp kavuran Nokia’lar mı?

Neleri entegre ettik de akıllı telefonlar bu kadar popüler oldu? İş adamları birçok iş dokümanlarını bu telefon ile görebiliyorlardı. Evde bilgisayarı olmayanlar, facebook’a girebiliyordu, internette istediği sayfayı gezebiliyordu. Fotoğraf makinası yerine bu cep telefonu o döneme göre gayet iyi fotoğraf çekebiliyordu. Game Boy taşımak yerine oyunları buradan oynayabiliyorduk ve şuan aklıma gelmeyen onlarca fayda daha.

Tek bir cihaz bu kadar şeyi aynı anda yapabiliyordu, alameti farikası, aslında var olan teknolojileri mühendislik ile derleyerek bir araya getirebilmek ve herkesin kolayca kullanabileceği şekilde tasarlamaktı. Telefonlar teknolojik olarak bir doyum noktasına geldi, oysa şimdi bu teknolojik değişimi başka sektörlerde göreceğiz, acaba hangisinde sıra?

Yukarıdaki teknolojik silsilesini şimdi de otomobile geçirelim. Araçlarımızı kameralar ile donatarak yolları gözlemleyebilmesini sağlarız, böylece bir yapay zekaya done vererek aracı kendisi sürmesini sağlayabiliriz. Bu yapay zekanın navigasyonu kullanarak en kısa süren güzergahı terci edeceğini biliyoruz. Nesnelerin interneti kapsamında araçlarımız trafik lambaları, cep telefonu taşıyan insanlar ile iletişim halinde olup, daha az bekleme süreleri, daha optimum geçişler sağlayacağı kesin.

Daha önceki bir yazımda belirtmiştim, akıllı telefon piyasasında birinci sırada olan Samsung yavaş yavaş bu piyasadan çekilmenin planlarını yapmaya başladı bile. Zira şimdi moda olan başka teknolojiler var, kabiliyetini o alanlarda kullanacak.

Yerli Otomobilin CEO’su Gürcan Karakaş: “Bildiğimiz otomobilden daha fazlasını yapmak üzere yola çıktık. Bir ulaşım teknolojileri ekosistemi oluşturma hedefindeyiz” dedi. Gürcan bey teknolojik değişimi doğru gözlemlemiş ve yerli otomobili tamamen doğru yönlendiriyor. Eğer ki bunu genele yayabilirse, yan sanayi olarak ülkemizde yepyeni bir sektör doğuyor demektir. Bugün eğer Apple gibi Samsung gibi dünya devleri varsa, otomobildeki teknolojik değişime biz de uyum sağlarsak, hatta öncü olabilirsek Dünya’ya sağlam bir Türk markası getirmiş olacağız.

Sayın Karakaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Teknolojinin egemenliğine sahip olmamız çok önemli. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu olarak vizyonumuz budur. Türkiye’nin Otomobil ve otomotiv sektörünün transformasyonu/dönüşümü, Türkiye’ye teknolojik olarak yeni bir seviyeye sıçramak için önemli bir proje olarak gelişecektir”

Artık bazı şeylerin farkındayız. Artık biz de şampiyonlar liginde yarışmak istiyoruz. Artık biz de kükremiş sel gibi bendimizi çiğneyip aşmak istiyoruz, enginlere sığmayıp taşmak istiyoruz. Doğum sancısı yaşadığımız bu günlerde, son 17 yıldır yaşadığımız değişimi unutmayıp, eskisinden daha fazla kenetlenip daha fazla birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor. Teknolojik değişime uyum sağlamış hür ve gür bir Türkiye dileğiyle.

Samsun Gazetesin’de Yayınlanmıştır

Previous YÖNETİCİLERİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ
Next TOPLU İŞTEN ÇIKARMALAR